16 Haziran 2018 Cumartesi

Hüseyin Rahmi ve Burroughs




Acı Gülüş

(Tebessüm-i Elem)

Hüseyin Rahmi Gürpınar

Atlas Kitabevi

Hüseyin Rahmi’nin her zamanki keyifli, komik diliyle yazdığı bir İstanbul romanı daha. Bu romanın yazılış hikayesi de ilginç. Yazarın evinde yangın çıkıyor ve bütün kitapları da yanıyor. Kurtulan birkaç kitabı teknelerle yazarın Avrupa Yakasındaki sahildeki evine getiriyorlar. Yazar üzgünken, bir arkadaşı ona diyor ki, bunu unutmak için bir roman yaz, kurtulan kitaplardan birini açıyor arkadaşı ve rastgele bir cümle seçiyor, yazar o cümleden yola çıkarak bu romanı yazıyor. Romanda, karısını bir hayat kadını ile aldatan bir erkeğin dramını okuyoruz. İki kadın da ondan intikam alıyor. Yazarın kötü kitabı yok. Not:3/4




Junky

William S. Burroughs

Altıkırkbeş Yayınları

Junky, Amerikan yer altı edebiyatının babası olan yazarın ilk romanı ve Çıplak Şölen ile birlikte en ünlü iki kitabından biri. Burroughs, ilginç bir yazar, zengin bir aileden ve Harvard mezunu. Bu otobiyografik romanında da olduğu gibi kendisi genç yaşta eroine alışıyor ve bu romanda eroin ile arkadaşlığını anlatıyor. Roman bu anlamda bir doküman niteliğinde, çünkü bir edebiyatçı olup da eroin bağımlılığını anlatan pek yazar da yok. Herkese göre değil ama değişik. Yazarın diğer eseri Çıplak Şölen’de de yazarın bir sarhoşluk anında gerçek karısını nasıl öldürdüğünü okuyoruz. Not:3/4

15 Haziran 2018 Cuma

En İyi Filmler 3




Sevmek Zamanı-Türkiye, 1965
Ah Güzel İstanbul-Türkiye, 1966
Vesikalı Yarim-Türkiye, 1968
Casablanca-A.B.D., 1942
Spartacus-A.B.D., 1960
Cennetin Çocukları-İran, 1997
Kuzey Kutbu Aşıkları-İspanya, 1998
Teneke Trampet-Almanya, 1979
Hayat Bağları-Fransa, 1970
Silahların Seçimi-Fransa, 1981
İkinci Nefes-Fransa, 1966
İkarus’un İ’si-Fransa, 1979
Akdeniz-İtalya, 1991
Farinelli-İtalya, 1979
İsa Eboli’de Durdu-İtalya, 1979
Gece-İtalya, 1961
Ulisin Bakışı-Yunanistan, 1995
Sarayın Sessizliği-Tunus, 1994
Bir İdam Mahkumu Kaçtı-Fransa, 1956
Let’s Make Love-A.B.D., 1960
Merhaba Hüzün-A.B.D., 1958
Siyah Orfe-Brezilya, 1959
Betty Blue-Fransa, 1986
Yüreğinin Sesi-Japonya, 1995

Daha önce yazdığım beş bölümlük Seçme Filmler listelerinden sonra En iyiler listelerini yazmaya başladım. Şimdilik 2000 öncesi filmleri yazıyorum. Daha sonra da 2000 sonrasını yazacağım.

14 Haziran 2018 Perşembe

Kısa Notlar 2




Saf İyilik

Saf iyilik artık kimsenin kabul etmediği bir şey. Bir insan bir insana saf iyilikle yaklaşınca, karşıdaki artık bunu kabul etmiyor. Saf iyilik olamaz, mutlaka bir karşılık beklentisi vardır diye düşünülüyor. İnsanlarda, öyle bir şey yok, biz çıkar merkezli ilişkilere alışığız, çıkarsız ilişki istiyorsan benden uzak dur gibi bir mantık oluştu. Sen çıkar gütmüyorsun, ben buna alışkın değilim, gibi.

Kültür ve İnsanlık

Bir insanı oluşturan onun sevdikleridir deniyor veya seçimleridir. Seçimleri daha doğru olsa gerek. Sevdiklerimiz, insanları bunun dışında tutarsak, sevdiğimiz müzikler, kitaplar, ilgi alanları, hobiler ve benzeri kültürel meraklar, bizi oluşturuyor diyemeyiz. Biz, sevdiğimiz kültürel olaylar değiliz. Bir yaşantımız var, gündelik yaşam, işe gideriz, okula gideriz, aile ilişkileri vardır, hayat devam eder. Bir insan gündelik yaşamda iyi midir, doğru mudur, bu önemli. Ya da mutlu mudur. Bu kültürel aktiviteler ise yaşamın çok da içinde sayılmaz. Etkilensek de bunlar yine de yaşantımızı çok da etkilemeyen yan ürünlerdir. Yani bir biz varız, bir de kültürel yaşantımız.

Bayram

Ne güzel bayram geldi. Bayramın çok hoş bir yanı ise şehrin boşalması. Herkes bayram ziyaretine, memleketine gidiyor. Bunun yanında, tatile gidenler de var. Başka tatil fırsatı olmayanlar da yola çıkıyor. Şehir, dün bugün oldukça boşaldı. Belki şehrin üçte biri gitmiştir. Şimdi sokaklar, kafeler, metro, vapur ve tüm şehir bizim gibi şehir sevenlere kaldı. Tadını çıkarmalı.

Hepimizin bayramı kutlu olsun, neşeli ve huzurlu geçsin. Ve bol tatlı.

13 Haziran 2018 Çarşamba

Kısa Notlar



Türkler

Biz Türkler aslında iyiyiz, iyi insanlarız, ancak tek başımıza iken. Teker teker iyiyiz. İki Türk bir araya geldi mi, iyiliğimiz bozuluyor. Hemen bir fesatlık başlıyor. Örneğin, yurtdışında herhangi bir yerde tek başına olan bir Türk yine iyidir. Yalancı değildir ve zaten çalışkandır da. Ama yanına bir Türk daha gelsin hemen fesatlık başlıyor. Türkleri dünyaya teker teker dağıtmalı.

Dolmuş

Dolmuşta rastladım. Adam, durağı geçince, inecek var yerine “daha dur daha incez” dedi.

Yolculuk

Apartmandan bir grup teyze hafta sonu Ankara’ya yolculuk yaptı. Cumartesi, Cumhurbaşkanının konuşması vardı, statta. Ama girememişler, üç tane güvenlikten geçmişler ama kalabalıktan girememişler. Sonra da bir arkadaşlarının evlerine gitmek istemişler, metroya binmişler yedi sekiz kişi, kartı becerememişler, inip tekrar kart almışlar. Metrodan sonra da bir şehir içi otobüsüne binmişler, bu kez de otobüs hararet yapmış, yolda kalmış. Yani olaylı yolculuktan sonra döndüklerinde yorgundular.

Okul

Bir okulun önünde bir öğretmen trafik cezası aldı ve oradaki bütün öğrenciler şaşırdılar. Öğretmeni herhalde insan olarak görmüyorlardı. Bizde olur böyle, üniversite öğrencileri de dekanı filan Mars’tan gelmiş gibi görürler.

12 Haziran 2018 Salı

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat



Şemsettin Sami

İlya Yayınevi

Türk edebiyatının ilk romanı, yazılış tarihi 1872.

Taaşşuk, aşk anlamına geliyor. Romanda Tal’at ve Fitnat adlı iki gencin aşkı anlatılıyor.

Tal’at bir tütüncüden alışveriş yaparken karşı pencerede bir kız görüyor. Sonra onu görmek için gidip geliyor ve arada bakışıyorlar. Kızla tanışmak için Tal’at dikiş nakış öğreniyor ve kız kılığında kızın evine giriyor. Kızın adı da Fitnat. İkisi de çok genç.

Bu ikisinin aşkı çok romantik ve aynı zamanda çok dramatik. Başlarına gelmedik kalmıyor ve ama aşkları değişmiyor. Aynı zamanda, Tal’at’ın annesi Saliha Hanımın da Talat’ın babası Rıfat Bey ile olan dramatik aşkı da romanın ana konularından.

Rahat okunan bazen komik ama genelde hüzünlü bir roman bir ilk roman olarak da başarılı. Aşk hikayelerini sevenler için ideal. Eski İstanbul yaşantısı da keyifle okunuyor.

Not:4/4

11 Haziran 2018 Pazartesi

Anlaşmalı Evlilik



Bir arkadaşım, yurtdışı vizesi için sürekli uğraşmak yerine bir yabancı ile evlenip vizeye kolay yoldan ulaşmayı aklına koymuştu. Bir diğer yolu da herhangi bir ülkede ev almak ama bunun için parası yoktu.

Bir Yunanlı erkek ile anlaşmalı evlilik yaptı. Selanik’e yerleşti. Adamla aynı evde oturdular ama aralarında hiçbir ilişki yoktu, arkadaş bile değildiler.

Zaman içinde aynı eve gire çıka biraz arkadaş olmaya başladılar, evde karşılaşınca arada konuşuyorlardı, bir süre sonra birbirlerinden hoşlandıklarını anladılar.

Sonra ilk kez buluşmak istediler ve sahilde bir yerde ilk buluşmaları için sözleştiler. İkisi de evde hazırlandı, evden çıktılar ve birbirlerinden haberleri yokmuş gibi ayrı ayrı yollardan gidip buluşma yerine varıp ilk romantik buluşmalarını gerçekleştirdiler.

Diğer buluşmaları da öyle oldu, aynı evde yaşamadıklarını düşündüler hep buluşmalarında ve sonunda gerçekten de evlenmek istediler, yürekten, ruhtan yani, zaten evliydiler, bu evliliklerini arkadaşlarla bir yemek yiyerek kutladılar.

Gerçekten de anlaşmalı bir evlilikleri var. İyi anlaşıyorlar, mutlular.

10 Haziran 2018 Pazar

Ayasofya



Ayasofya 23. sayısına gelen bir kültür sanat edebiyat dergisi. İki ayda bir çıkan bir dergi.

Genel olarak, şiir, öykü ve diğer metinlerden oluşuyor. İlk sayfaları şiirler dolduruyor. Daha sonra ise öyküler bulunmakta. Çağdaşlık ile Modernlik arasında İslam Düşüncesi adlı bir çalışma da var.

Ardından yazar Güray Süngü ile yapılan bir söyleşi geliyor. Ayrıca yazarın kitapları da incelenmiş ve tweetlerinden de örnekler verilmiş. Şair ve edebiyatçı Said Yavuz ile de bir konuşma yapılmış.

Ardından da şiir ve sinema yazıları geliyor. İmam Gazali incelemesi ve ardından da kitap okumaları var. Yazar Mustafa Kutlu’nun hangi kitapları okuduğu ise onun yazılarından yola çıkılarak belirlenmiş. Bu hoş bir çalışma.

Tarık Buğra, Arabistanlı Lawrence yazıları geliyor daha sonra. Füruzan’ın Parasız Yatılı kitabından sonra da Osman Gazi’nin kayınpederi Şeyh Edebali tanıtılmış. Önemli yazarlarımızdan Samiha Ayverdi hakkında yazı da iyi. Dergi şiirler, kitap tanıtımları ve çizgilerle son buluyor.

Büyük boy ve yaklaşık doksan sayfalık dergi bir kitap gibi doyurucu.